Mustafa Tığlı ( Köşe Yazısı )

Çifte Vatandaşlık ve Gücümüz
Almanya‘da yürürlüğe giren Çifte Vatandaşlık Yasası, Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinde yaşayan toplumumuz için tarihi bir eşiktir. Artık köklerimizden kopmadan, bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olma vakti geldi.

Yıllardır emek verdiğimiz bu topraklarda seçme ve seçilme hakkına kavuşmak, sadece bir kağıt parçası değil; siyasi irademizi sandığa yansıtma gücüdür. Özellikle yerel seçimlerde belirleyici bir aktör olmak, haklarımızı savunmanın en etkili yoludur.

NRW‘deki Türk toplumu olarak artık „misafir“ değil, bu ülkenin asil ve karar verici bir parçasıyız. Sandığa gidecek her bir oy, gelecekteki huzurumuzun ve temsil gücümüzün teminatı olacaktır. Bu fırsatı profesyonel bir bilinçle değerlendirmeliyiz.

Camilerimiz: Manevi Kalemiz
Bu siyasi ve sosyal dönüşümün içinde, bizi bir arada tutan manevi değerlerimizi unutmamalıyız. Camilerimiz, sadece ibadet edilen birer mekân değil; dilimizi, kültürümüzü, dayanışmamızı ve kimliğimizin nesiller boyu korunduğu muazzam merkezlerdir.

NRW eyaletinde toplumsal huzurun ve varlığımızın teminatı olan bu kalelerimize sahip çıkmak, hem inançsal hem de kültürel bir sorumluluktur. Hem vatandaşlık haklarımızı sonuna kadar kullanarak sandığa gitmeli hem de manevi kalelerimizi koruyarak bu topraklarda başı dik bir şekilde yürümeye devam etmeliyiz.

BAK – VAK Kuruldu
Toplumumuzu kurumsal bir kimlikle geleceğe taşımak amacıyla Gelsenkirchen merkezli Batı Karadeniz Vakfı (BAK-VAK) resmen kuruldu. Bu vakıf, Bartın, Karabük ve Zonguldaklı hemşehrilerimizi profesyonel bir çatı altında birleştiriyor.

Vakfın hayata geçmesinde ve bu vizyonun şekillenmesinde en büyük pay hiç şüphesiz Kurucu Başkan Hüseyin Erdoğan’a aittir. Hüseyin Erdoğan, toplumun dinamiklerini çok iyi bilen, yapıcı, birleştirici ve vizyoner liderliğiyle tanınan çok değerli bir isimdir. Onun önderliğinde atılan bu adımlar, Batı Karadenizlileri sadece bir araya getirmekle kalmayacak, aynı zamanda sivil toplum alanında kurumsal ve profesyonel bir ekol yaratacaktır.

BAK-VAK, sadece bölgesel bir dayanışma değil; eğitimden teknolojiye, medyadan sosyal uyuma kadar geniş bir vizyonla Avrupa‘daki Türk sivil toplum dünyasına yeni bir soluk getirecektir. Kurucu Başkan Hüseyin Erdoğan ve ekibinin kurumsal disiplinle attığı bu imza, evlatlarımızın geleceğine yapılmış büyük bir yatırımdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir