Batı başkentlerinde alarm: “ABD’nin acele imzası bir tuzak mı?”

Avrupalı müttefikler, Washington yönetiminin İran ile yürüttüğü müzakerelerde “yüzeysel bir zafer” peşinde koştuğundan endişe ediyor. Diplomatlara göre, teknik detayların göz ardı edildiği bir çerçeve anlaşması, bölgeyi çözülemeyen bir kördüğüme sürükleyebilir.

Diplomatik kriz: “Tecrübesizlik teknik çıkmaza yol açıyor”

İslamabad’da yürütülen temasların ardından Avrupa medyasına konuşan üst düzey Avrupalı diplomatlar, Washington’ın müzakere heyetini süreci basitleştirmekle itham ediyor. Avrupa kanadı, nükleer dosyanın kısa taslaklarla geçiştirilemeyecek kadar karmaşık olduğunu vurgularken; “önce imzala, detayları sonra konuşuruz” yaklaşımının İran’a stratejik zaman kazandırmasından çekiniyor.

22 Nisan kritik eşik: Ateşkes bitecek mi?

ABD Başkanı Trump’ın 22 Nisan’a kadar somut bir ilerleme sağlanmaması durumunda geçici ateşkesi uzatmayabileceği sinyalini vermesi, tansiyonu zirveye taşıdı. Bu durum, Hürmüz Boğazı’ndaki askeri hareketliliği artırırken, müttefikleri “aceleyle yapılmış zayıf bir anlaşma” ile “topyekün savaş” riski arasında bırakıyor.

Tartışmalı başlıklar ve teknik pürüzler

  • Uranyum stokları: ABD’nin tüm zenginleştirilmiş uranyumun teslimi talebi, İran tarafından “egemenlik ihlali” olarak görülüyor.
  • Hürmüz kilidi: Deniz trafiği güvenliği, nükleer müzakerelerin gölgesinde kalan en büyük teknik engel.
  • Denetim krizi: Avrupalı yetkililer, uluslararası denetim mekanizmaları tam oturmadan atılacak imzaların güvenilirliğini sorguluyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir