Kalbi Türkçe Atan Alman: “Tek Hayalim Safranbolu Sokakları”

“İnsan Hikayeleri: Kaleme Dokunan Hayatlar”

“Herkesin bir hikayesi vardır ama bazılarınınki gönüllere dokunur. Gazetecilik sadece olayları değil, o olayların içindeki insanı ve ruhu görebilmektir. NRW STAR HABER Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Tığlı, yılların verdiği tecrübe ve usta kalemiyle, hayatın içindeki o eşsiz ‘İnsan Hikayeleri’ni sizin için bulup çıkarıyor. Bazen bir öğretmenin azminde, bazen bir gurbetçinin özleminde saklı olan o gerçek öyküler, usta gazetecinin yorumuyla hayat buluyor.”

88’lik Çınarın En Büyük Hayali: “Safranbolu’yu Görmeden Gitmem”

Almanya’nın disiplinli eğitim dünyasından emekli olan 88 yaşındaki Willy Oberhaus, sınırları ve yılları aşan bir gönül hikâyesinin başkahramanı. İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık gölgelerinde büyüyen bu bilge öğretmen, kalbinin kapılarını Anadolu’nun güneşine ve Türk insanının sıcaklığına açtı. O, artık sadece bir “yabancı” değil, kalbi Türkçe atan gerçek bir Türkiye sevdalısı.

Türkçe Sertifikasıyla Gelen Yeni Bir Hayat

Bir okul müdür yardımcısının titizliğiyle Türkçeye gönül veren Oberhaus, azmiyle gençlere taş çıkartıyor. Geçtiğimiz günlerde eline aldığı Türkçe kursu sertifikası, onun için sadece bir belge değil; yıllardır kurduğu dostluk köprülerinin en anlamlı nişanesi oldu.

Ruhu Safranbolu Sokaklarında Saklı

Türkiye’nin dört bir yanını adım adım gezen, her durakta yeni bir dost biriktiren Willy’nin zihninde şimdi tek bir resim, kalbinde tek bir arzu var: Safranbolu. Willy için Safranbolu sadece bir şehir değil, zamanın durduğu bir masal diyarı. O; UNESCO’nun koruması altındaki o devasa konakların arasında, tarihin derin nefesini içine çekmek istiyor. Hayallerinde; Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda bastonunun çıkardığı sesin yankılanması, ahşap pencerelerden sarkan sardunyaların kokusu ve her bir köşesinde Osmanlı’nın asaletini taşıyan o eşsiz mimari var.

“O sokaklarda yürümek, sanki yüzyıllar öncesine atılmış bir adım gibi olacak,” diyen Oberhaus, Safranbolu’yu bir gezi rotasından ziyade, ruhunun huzur bulacağı bir “final durağı” olarak görüyor. Tarihi Çarşı’nın o tüten kahve kokusunu, demircilerin çekiç seslerini ve Yemeniciler Arastası’ndaki o kadim zanaatı bizzat yerinde görmek, onun için yarım kalan bir hikâyeyi tamamlamak demek.

Bir Kase Çorba, Bin Yıllık Samimiyet

Onun için Türkiye; lüks otellerden ibaret değil. Willy, bir kase limonlu mercimek çorbasındaki o samimiyeti ve şifayı, hiçbir şeye değişmiyor. En sevdiği lezzette bile Anadolu’nun o gösterişsiz ama derin ruhunu arayan bir bilge o…

Bir “Türk Dostu”ndan Ötesi

Willy Oberhaus bizlere şunu hatırlatıyor: Sevginin yaşı, milliyeti ve sınırı yoktur. Bir Alman emekli öğretmenin Türkçe kelimeleri seçerken gösterdiği o zarif özen, bu topraklara duyduğu saygının en duru tezahürü.

İyi ki varsın Willy! Senin gibi dostlar olduğu sürece, kültürler arasındaki o kadim bağ hiç kopmayacak. Safranbolu’da, o tarih kokulu bir konağın avlusunda içeceğin ilk çayın tadı, dileriz ki 88 yıllık ömrünün en unutulmaz hatırası olur.

Röportaj: Mustafa Tığlı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir